28 Mart 2016 Pazartesi

İstenilen Hayatlar, Alınan Kararlar, Dönülen Virajlar

         İnsan hayatta en çok neyi isterse onunla imtihan olurmuş. Benim imtihanım da başarılı bir kariyer ve para kazanmak bence. Çünkü ben hayatımın hiçbir evresinde evliliği ve çocuk sahibi olmayı aklından geçirmiş biri değildim. Ama kariyerde bana nasip olmadı. Ha çok mu çabaladım ? Hayır. Çünkü kişisel mutluluk ve tatminlerim her zaman hırslarımın önüne geçti. Pişman mısın desen, değilim aslında ama ne bileyim. Modern dünyanın yükü, nefsimin acizliği, şeytanımın en olmadık anlarda dürdüklemeleri beni varoluşsal sorgulamalarımdan sıyırıp, sığ dünyanın kucağına atıyor.

       İlk mastırımı ortamın dedikodusu, iki yüzlülüğü, kuyu kazmalarından bıkıp, böcek kıymeti verilmeyen öğrencilerden olmamak için bıraktım. Grip bile olmanın psikolojik etkileri var. Yani mutsuzsan, depresyondaysan bağışıklık sisteminde çöküyor ve ben orada her Allah'ın günü hastalanıyordum.  3 aydır uğraştığım çevirinin 2-3 cümlesini okuyup ''Hiiiçç olmamış'' (Hiiiçç olmayan ise tıp fak. profesörünün amigdalanın anlamını bilmediği ve benim onu çevirip koymadığım ve biyokimyasal bir makale yerine nörolojik bir rewiev vermenin pişmanlığı için) diyen hocamın odasından çıkıp eşyalarımı toplamaya gitmiş ve ertesi gün sadece vedalaşmaya gitmiştim. O kadar tiksinmiştim ki koridorun ilerisindeki arkadaşlarımın yanına gidip vedalaşamamıştım bile. Ve hocamın beni ikna cümleleri şunlardı: ''Kariyer çok önemlidir, doçentlik döneminde eşinden ayrılan bir sürü arkadaşım var.'' Bu cümlenin beni ikna etmesi şöyle dursun, midemi bile bulandırdı. Başka bir hocam da "Biz eşimle senelerce eve misafir kabul etmedik" demişti. Bu cümleler öyle iddialı, öyle büyük bir özgüvenle söyleniyordu ki aksini düşünmek imkansız gibi lanse ediliyordu. Ama bana hiç işlemedi bunlar. Haklısınız hocam diyemedim. Hangi ünvan yuva yıkmaya değer, hangi makale dost sohbetinden daha kıymetlidir? Ki ortada dünyayı kurtaran bir buluş, derde deva üretilmiş birşey yokken. Sadece ego şişirmek için bu kadar efor israf değil mi? Arkamdan da ailevi sorunlarından ötürü gelemeyecek demekte bilimin öve öve bitiremediği ''etik kurallara'' ne kadar uygun? Daha anlatacak bir dolu olay var ama hem benim hem de okuyan için oldukça boğucu olur. Neredeyse 8 yıl olacak 1 gün dahi oradan kaçıp kurtulduğuma pişman olmadım.

      İkincisi ise oldukça idealist başlamıştı. Doğu'dan gelmiş, artık kendimi akademik yaşama adamaya hazır, bir yandan üds bir yandan eski notları hatmederken, resmen bana ablalık yapan beni yetiştirmeye hevesli bir hocayla çalışırken  bir gün korkunç mide bulantılarımla bu renkli dünya kusmuk içinde kaldı. O sırada kendisi de 6 aylık hamile olan hocam bu haberi (bence hormonların etkisiyle) müthiş bir coşku ve anlayışla karşılamış artık sadece haftada 1 gün gelmemin yeterliliğine karar vermişti. Bense o günden sonra derslerde uyumamak için zor duruyor, bulantılarımı bastırmak için tuzlu krakerlere abanıyordum. Dersler bir şekilde geçti gitti. Hocam doğum yaptı 3 ay sonra işinin başına döndü. Ben de zaten Haziran'da doğum yapacaktım,Eylül'e ohooo çoktan toparlarım, çocuğa da illa bakacak biri bulunur, kaldığım yerden devam ederim diyordum. Ama anneliğin uzaylıya dönüşmekten çok da farklı olmadığını, lohusa psikolojisinin hiçbirşeye benzemediğini kimse bana anlatmamıştı. Ama 1 kez en küçüğü o zaman 1 yaşında olan 3 çocuklu başka bir hocam ; ilk kez anne olduktan sonra ''İnsanın hayatı ancak bu kadar alt-üst olabilir dedim '' demişti. Bu söz ben de epey yer etmişti ki Eylül yaklaştıkça strese giriyordum. Ne yardan ne serden geçebiliyordum. Sonunda kıza da kimse uzun vadede bakmaya niyetlenmeyince ( acaba annem işi-gücü bırakır, gelir yanınıza yerleşir çocuğa bakarım dese bırakacak mıydım acaba?- belki de bırakacaktım işte bu yüzden de Allah nasip etmedi), hamileyken bakmaya dünden hevesli birbiriyle kapışan komşular, doğduktan sonra  çoookk ama çoookk çoooooooooooooooooook ağlak olan sopranoyu görünce, birden çok enteresan işleri çıktı. Hocam yine her zamanki anlayışlılığıyla bana ellemedi, kendi kariyer uğruna yaşayamadığı anneliğini sessizce bana doğum hediyesi olarak verdi. Ve her dönem başı bir sürü garip olaylar neticesinde ben tezime geri dönemedim. Hocam da 2 dönemdir beni aramaktan vazgeçti.Artık da %100 diyemesem de vazgeçtim. Çünkü hala kuzuyu bırakacak güvenilir biri yok , benim de artık akademik kariyer hevesim yok. Her ne kadar benim hocam dünyalar iyisi bir insan olsa da sistem o kadar kokuşmuş ki göz göre ne kendime ne de aileme bu stresi yaşatmak istemiyorum.

    Biz basit, sıradan bir aile olma hevesindeyiz ve bundan da asla gocunmuyoruz. Eşim dünyanın eleştirisini alsa da sırf ünvanı yükselecek diye ailesini oradan oraya sürükleyecek bir sınava girmiyor ki 40 yılın başı bir hovardalık yapıp akşam kokoreç yemeye çağıran arkadaşlarına ''Kızım uyumadan gelemem, gittiğimi görmesin'' diyen ve kokoreçini yiyip 45 dk içinde de eve dönen bir adamın ünvan olarak elinin boş olduğunu söylemek büyük yanılgı olur. Beni görenlerinde o kadar okudu evde çocuk bakıyor, ya da daha kırıcı olarak ''Amaann ne işi var bütüüün gün evde emzirsin daha'' demeleri ben de sadece boğaza kaçan kılçık etkisi yapıyor. Gıcık ama umursanmayacak kadar da geçici bir etki.

   Bundan sonra da çalışmam diyemem, Hiç birşey için kesin konuşamam ama önceliklerim bunlar. Allah dünyalık hiçbir işimi ailemin önüne geçirmesin. Harcamaya vaktimin, hevesimin kalmadığı parayı, çocuğumun yüzünü göstermeyen kariyeri ben napıyım? Bana hem kendimi geliştireceğim hem dünyalık hem ahiretlik manevi kazançları olan meşguliyetler versin. Bi tabi isteyen herkese.

                                                                                                                                    İyi Geceler

   





6 yorum:

  1. Amin ins. Sizinki kadar zor olmasa da Ben de önceliklerimde ailemi sectim. Yalniz esinizden Allah razi olsun iste bu isler tek tarfli olmuyor. Es destegi de Varsa daha ne olsun, Allah huzurunuzu Daim Etsin

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Amin Deniz :). Seni uzun zamandır takip ediyorum, bana yorum yazman beni çok mutlu etti :) Hayatımda tanıdığım en güçlü kadınlardan birisin.Yurtdışında yaşamak başlı başına benim için bir kaos ve sen bunu yoğun iş tempolu eşin ve biri yolda 4 çocukla yapıyorsun.Seninkinin yanında benim seçimlerimin esamesi okunmaz. Sevgiler

      Sil
    2. Bu yorum yazar tarafından silindi.

      Sil